|
Herkül'ün 12 Başarısı - 7. Augias'ın Ahırları
Bu defa kral Eurystheos; Herkül'e en iğrenç işi, Elis Kralı Augias ahırlarını bir günde temizlemesini emretti. Kralın sayısız sürüleri vardı. Ahırlarında 3000 öküz bulunuyordu ve bu öküzlerin altı, 30 seneden beri süpürülmemiş; temizlenmemişti. O kadar fazla gübre yığılmıştı ki etrafa yayılan koku memleketin havasını zehirliyordu. Bu muazzam işi başarmak için Herkül ahırların duvarlarından birinde büyük bir delik açtı ve Alpheios nehrinin yatağını değiştirerek bu nehrin hızla akan sularını ahıra bağladı ve orayı temizledi.
İNSAN ÖMRÜ
Tanrı önce eşekleri yaratırken eşeğe demiş ki:
-Sana 60 yıl ömür veriyorum, ömrün boyunca itaat edeceksin. Dayak yiyeceksin, sürekli çalışacaksın.
Eşek demiş ki:
-60 yıl ömür bana çok fazla, bunun 35 yılını kesin 25 yıl bana yeter demiş, kabul edilmiş.
Sonra sıra köpeğe gelmiş, tanrı köpeğe demiş ki:
-Sana 30 yıl ömür veriyorum, her an sadık olacaksın, ne verirlerse yiyeceksin, evleri bekleyeceksin.
Köpek demiş ki:
-30 yıl ömür bana çok fazla bana 15 yıl ömür yeter 15 yılımı kesin demiş, kabul edilmiş.
Sıra maymuna gelmiş. Tanrı maymuna demiş ki:
-Sana 20 yıl ömür veriyorum, ömrün boyunca şaklabanlık yapacaksın, daldan dala atlayacaksın.
Maymun da demiş ki:
-20 yıl ömür bana çok fazla, 10 yılını kesin bana 10 yıl yeter demiş, kabul edilmiş.
Sıra insana gelmiş; tanrı insana demiş ki:
-Sana 20 yıl ömür veriyorum, her şeyin sahibi sensin, herkes sana itaat edecek demiş.
İnsan demiş ki:
-20 yıl ömür bana çok az. Şu 20 yıla eşeğin almadığı 35 yılı, köpeğin almadığı 15 yılı ve maymunun almadığı 10 yılı ekleyelim demiş, kabul edilmiş.
İşte bu yüzdendir ki insanlar 20 yıl insan gibi yaşadıktan sonra 35 yıl eşekler gibi çalışıp emekli olur, 15 yıl köpek gibi evi bekler, son 10 yılını da maymun gibi şaklabanlık yaparak torunlarını eğlendirir.
|
. |
Acılara Tutunmak
Acı çekmek özgürlükse, özgürdük ikimizde
O yuvasız çalıkuşu bense kafeste kanarya
O dolamış daldan dala savurmuş yüreğini
Ben bölmüşüm yüreğimi başkaldıran dizelere
Kavuşmak özgürlükse, özgürdük ikimizde
Elleri çığlık çığlık yan yana iki dünya
İkimiz iki dağdan
İki hırçın su gibi akıp gitmiştik.
Buluşmuştuk bir kavşakta
Unutmuştuk ayrılığı yok saymıştık özlemeyi
Şarkımıza dalmıştık
Mutluluk mavi çocuk oynardı bahçemizde
Aramakmış oysa sevmek özlemekmiş oysa sevmek
Bulup bulup yitirmekmiş düşsel bir oyuncağı
Yalanmış hepsi yalan
Sevmek diye bir şey vardı
Sevmek diye bir şey yokmuş
Acılardan arta kalan işte bu bakışlarmış
Kuğu diye gözlerimde günbatımı bulutlarmış
Yalanmış hepsi yalan savrulup gitmek varmış
Ayrı yörüngelerde
Acı çektim günlerce
Acı çektim susarak
Şu kısacık konuklukta
Deprem kargaşasında
Yaşadım birkaç bin yıl
Acılara tutunarak
Acı çekmek özgürlükse, özgürdük ikimizde...!
Hasan HÜSEYİN
|